|
esma KABAKÇIwrote:
RAHMAN ve RAHİM olan ALLAH ' ın adıyla ! ...::: Hadis Dersleri ( 6 ) ALLAH katında ki değer :::... Ebû Hüreyre Abdurrahman İbni Sahr radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: - “Allah Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalblerinize bakar.” ( dipnot : amellerinize ve kalblerinize diye de söylenip bilinir ) Müslim, Birr 33. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 9 Ebû Hüreyre Müslüman olmadan önceki adı Abdüşems idi. Müslüman olduktan sonra Abdurrahman adını aldı. Birgün elbisesinin içinde bir kedi götürüyordu. Kendisini gören Resûl- i Ekrem Efendimiz: - O nedir? diye sordu. Ebû Hüreyre: - Kedi, diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz ona “Kedicik babası” anlamında: - Ebû Hüreyre! diye takıldı. O günden sonra bu künye ile tanındı ve asıl adı unutuldu. Kendisine Resûl-i Ekrem’in verdiği bu künye ile hitâp edilmesinden pek hoşlanırdı. Ebû Hüreyre hicretin yedinci yılında müslüman oldu. Mescid-i Nebevî’nin sofasında yatıp kalkan ve kendilerine Ashâb-ı Suffe denen fakir müslümanlardan biriydi. Gece gündüz Peygamber Efendimiz’den ayrılmaz, ondan duyduğu hadisleri öğrenmeye çalışırdı. Peygamber Efendimiz’in hayatının son üç senesinde bizzat kendisinden ve diğer büyük sahâbîlerden duyduğu mükerrerleriyle birlikte 5374 hadîs-i şerîf rivayet etmiştir. Böylece ashâb-ı kirâmdan en çok hadis rivayet eden o olmuştur. Rivayetlerinin 609 tanesi hem Buhârî’ nin, hem de Müslim’in Sahîh’lerinde bulunmaktadır. Kendisine pek çok hadis rivayet ettiğini söyleyenlere: - Muhâcirînden olan kardeşlerimizi ticaretleri ve çarşılarda olan alış verişleri, ensardan olan kardeşlerimizi ziraatları ve hurmalıkları meşgul ederdi. Ben ise karın tokluğuna Hz. Peygamber’den ayrılmaz, onların bulunmadıkları zamanlarda Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında bulunur ve onların ezberlemediklerini ezberlerdim, cevabını vermiştir. Ebû Hüreyre’den 800’den fazla sahâbî ve tâbiî hadis rivayet etmiştir. Hz. Ömer’in hilâfeti zamanında bir müddet Bahreyn valiliği yapmış, sonra da hiçbir idârî görev kabul etmeyerek Medîne-i Münevvere’de yaşamıştır. Hicretin 59. yılında Medine’de 78 yaşında iken Allah’ın rahmetine kavuşmuştur. Allah ondan razı olsun. Açıklamalar İnsanlar genellikle dış görünüşe önem verirler. Güzel ve yakışıklı olanlarla varlıklı kimseler toplumda daha büyük itibar görürler. Çirkin ve fakir olanlara pek değer verilmez. Bu ölçüler ruh ve gönül dünyasını tanımayan sığ ve sathî kimselerin değer ölçüleridir. Allah Teâlâ ise insanların davranışlarını iyi ve kötü olarak değerlendirirken ne beden güzelliğine, ne de mal varlığına bakar; çünkü bunlar gelip geçici değer ölçüleridir. Önemli olan ruh güzelliği ve gönül zenginliğidir. Daha da önemlisi bu ruh güzelliği ile gönül zenginliğinin iyi hâl, güzel davranış ve samimi ibadetler olarak dışa yansımasıdır. İnsanlara iyilik yapma heyecanıyla, Allah’a kulluk edebilme aşkıyla yaşamaktır. Kalıcı olan, insanın gerçek değerini ortaya çıkaran işte bu meziyetleridir. Hadîs-i şerîfin Sahîh-i Müslim’deki bir başka rivayetinde Allah Teâlâ’nın kalble birlikte davranışlara ve ibadetlere değer verdiğini Peygamber Efendimiz şöyle belirtmektedir: “ Allah Teâlâ sizin yüzlerinize ve mallarınıza değil, kalblerinize ve amellerinize bakar” (Müslim, Birr 34). Allah Teâlâ’nın kalbe ve davranışlara bakması demek, kalbin ve davranışların iyi olması hâlinde, onların sahibine sevap ve mükâfat vermesi demektir. Bir âyet-i kerîmede Allah Teâlâ’nın maddî görüntülere değer vermediği, insanda mânevî güzellik aradığı şöyle ifade edilmiştir: “Sizi yanımızda değerli kılacak olan ne mallarınız, ne de evlatlarınızdır. Ancak imân edip güzel ve hayırlı işler yapanların durumu başkadır. Onlara yaptıklarının kat kat fazlasıyla mükâfat verilecektir” [Sebe’ sûresi (34), 37]. Resûl-i Ekrem Efendimiz’in, kendi mübârek göğsüne, daha doğrusu kalbine işaret ederek üç defa: “Takvâ işte şuradadır” (Müslim, Birr 32; Tirmizî, Birr 18) buyurması, insanın gerçek değerinin ihlâslı bir kalbe sahip olmasıyla anlaşılacağını göstermektedir. Helâller ile haramların kesin surette belli olduğunu, şüpheli görünen davranışlardan sakınmak gerektiğini açıkladığı meşhur hadîs-i şerîfin sonunda Peygamber Efendimiz kalbin önemini şöyle belirtir: “ Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçük bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur; bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir” (Buhârî, Îmân 39; Müslim, Müsâkât 107,108). Bu hadis 1574 numaralı hadisin içinde tekrar gelecektir. Hadisten Öğrendiklerimiz 1. Allah Teâlâ ibadetleri ve güzel davranışları değerlendirirken samimiyet derecesini, ihlâs ve iyi niyeti esas alır. 2. Kalb, Allah’ın çok değer verdiği, devamlı surette bakıp kontrol ettiği bir merkezdir. Bu sebeple onu kötü duygulardan arındırmak, dinin tavsiye ettiği güzel hâl ve davranışlara sahip kılmak gerekir. 3. İbadetleri makbul ve değerli kılan kalbdir. Bu sebeple öncelikle kalbi kin ve haset gibi mânevî ve ictimâî hastalıklardan arındırmalı, mükemmel hâle getirmeye çalışmalıdır.
1 day ago
|
|
|
mehmetwrote:
Ölüme hazırmısınız?
Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek: -İzin ver yâ Resulallah, ölümümü temenni edeyim. Peygamber efendimiz: -Ölüm öyle bir şeydir ki onun için hazırlıklı ol! Yol uzun, azık ister. Ölümü temenni edenin on hediye hazırlaması lazım. O kimse sordu: Hediyeler kime yâ Resulallah? Peygamber efendimiz(s.a.v) buyurdu: 1- Azrailin hediyesi. 2- Kabrin hediyesi 3- Münker ve Nekirin hediyesi. 4- Mizanın hediyesi. 5- Sırat köprüsünün hediyesi 6- Malikin hediyesi. 7- Rıdvanın hediyesi. 8- Rûhun hediyesi. 9- Peygamberinin hediyesi. 10- Rabbinin hediyesi. ------------------------------------------------------------ ---- Bu hediyeler nelerdir, ya Resulallah? Azrâilin hediyeleri dörttür: 1- İyi huylu olmak. 2- Geçirdiğin ibadetleri kaza etmek. 3- Ölüme hazırlanmak, sefere çıkacak yolcu gibi. 4- Kalbinde Allah(c.c.) aşkını taşımak. ------------------------------------------------------------ ---------------- Kabrin hediyeleri de dörttür. 1- Söz taşımayı terk. 2- Elbiseye idrar sıçratmamak. 3- Kuran-ı Kerimi okumak. 4- Salevât-ı şerifeyi çok okumak ------------------------------------------------------------ ------- Münker ve Nekir’in hediyeleri; 1- Doğru konuşmak. 2- Gıybeti terk etmek. 3- Hakkı kabul etmek. 4- Tevazu sahibi olmak ------------------------------------------------------------ ----- Mizanın hediyesi: 1- Amelini ihlâs ile yapmak. 2- Başkasına eza yapmaktan sakınmak. 3- Güzel ahlak sahibi olmak. 4- Allah(c.c.)ı çok zikretmek. ------------------------------------------------------------ ----- Sırat Köprüsünün hediyesi: 1- Gadabını yutmak, kızmamak. 2- Takva sahibi olmak. 3- Cemaate devam etmek. 4- İbâdetlere ara vermeden devam etmek. ------------------------------------------------------------ -------------- Malik in hediyeleri: 1- Allah(c.c.) korkusundan ağlamak. 2- Gizli sadaka vermek. 3- İsyanı terk etmek. 4- Anne ve babaya iyilik etmek. ------------------------------------------------------------ --------- Cennet meleği Rıdvan’ın hediyesi: 1- Kötülüklerden kaçınmak. 2- Nimetlere şükretmek. 3- Malını Allah(c.c.) yolunda infak etmek. 4- Emaneti muhafaza etmek. ------------------------------------------------------------ ------------------- Rûhun hediyesi: 1- Az yemek. 2- Az konuşmak. 3- Az uyumak. 4- İstiğfara devam etmek. ------------------------------------------------------------ ------------------ Peygamberin hediyesi: 1- Ehl-i beyti sevmek. 2- Sünnete uymak. 3- Peygamberin sevdiklerini sevmek. 4- Sahabe-i kiramı sevmek. ------------------------------------------------------------ -- Allah(c.c.) zülcelalin hediyeleri: 1- Allah(c.c.)ın emirlerini yapmak. 2- Nehyettiği, yasak ettiği şeylerden kaçınmak. 3- İnsanlara nasihat etmek. 4- Bütün mahlûkata karşı merhametli olmak. Bunlara hazırsan ölümü temenni et! peki biz hazırmıyız ??
Aug. 1
|
|
|
CEMİLE .wrote:
ÜŞÜYORUM
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum Gözlerim parke parke taş duvarlarda Açılıyor hayal pencerelerim Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum Kekik kokulu koyaklardan aşarak Güvercinler ülkesinde dolaşıyor Bir çeşme başı arıyorum Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp Mis gibi nane kokuları arasında Ruhumu dinlemek istiyorum Zikre dalmış her şey Güne gülümserken papatyalar Dualar gibi yükselir ümitlerim Güneşle kol kola kırlarda koşarak Siz peygamber çiçekleri toplarken Ben çeşme başında uzanmak istiyorum Huzur dolu içimde Ben sonsuzluğu düşünüyorum Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum… Muhsin YAZICIOĞLU
July 3
|
|
|
GÜLİSTANwrote:
ALLAH Teala bir adama anlayış verirse, sarhoşun sözü bile adama ibret verir. Şaban-ı Şerif geldiği zaman ayyaşın biri hem içiyor hem de şu şarkıyı söylüyordu:
" İç iç, kana kana iç. Zira Ramazan gölgesi üstüne düştü. " Yani Ramazan'da içemeyeceksin, demek istiyordu. Bir imam efendi camiden çıkmış, evine gidiyordu. Sarhoşun şarkısınu duydu. "Sarhoş ne güzel söylüyor ! Onun içtiği içki benim içtiğim ise ömrüm. Ben gafletle ömrümü içiyorum. Ölüm gölgesi ise üzerimde. Ecel gelmeden sen de dünyayı ganimet bil..." diyerek zamanının ulu zatlarından biri oldu. İnsan dünyaya ibretle bakmalı. Sarhoşada bakılsa ibret vardır. Yeter ki insan ibret almasını bilmeli. Bunun yanı sıra neyi , ne için, kime verdiğinide bilmeli. Canımı veremem, alacaklar... Malımı veremem, bırakıp gideceksin...Çoluk çocuğun ne olacak ? Planların bitmeden gideceksin. Ey Rabbim, canımızı gafletle alma, kamil imanla al. Şeytanın şerrinden halas eyle ey Rabbim. Karanlık toprağın soğukluğundan haberimiz yok. Işık olarak ameli salih nasip eyle. Enbiya-i Zişanın şefaatine, evliya-i izamın himmetine nail eyle. Sadatın üzerimizdeki emeklerini zayı etme-amin! Mehmet Ildırar. Semerkand Dergisi HER NEFESTE ALLAH İLE BERABER OLABİLEN KULLAR OLMAK DİLEĞİ İLE... CUMANIZ MÜBAREK OLSUN... SELAM VE DUA İLE...
May 21
|
|
|
Bir Tek Dilek .wrote:
3 MAYIS PAZAR YAKACIK
KONFERANSINA DAVET İSLAM TASAVVUF VE MUTLULUK KONULU KONFERANSA TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR. (Konferans sırasında yazılı sorularınıza cevap verilecektir.) Konuşmacı: HÜSEYİN DULKADİR (MUTASAVVIF) OSMANLI MEDENİYETLER İTTİFAKINI YAŞATMA DERNEĞİ SAAT :13:30 17:30 arası YER:YAKACIK YAŞAM KALİTESİNİ YÜKSELTME MERKEZİ YAKACIK-KARTAL GİRİŞ ÜCRETSİZDİR
Apr. 30
|
|
|
مـــعـــانــــي جمــــيــلـــة جـــــــدا Meanings of a very beautiful ˚ ◦˚ஐ الابتسامة ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ smile ˚ ◦ ˚ ஐ أقدم وأسرع طريقة للمواصلات عرفها الإنسان واللغة الوحيدة التي تفهمها جميع الشعوب دون ترجمان The oldest and fastest method of transport known to man and the only language understood by all peoples without Tarjouman ˚ ◦˚ஐ الشوق ˚ ◦˚ஐ ◦ ˚ ஐ longing ˚ ◦ ˚ ஐ معدن نادر يتمدد بالحرارة وينكمش بالبرودة The metal to heat and expand a rare cold shrink ˚ ◦˚ஐ الأمثال ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ proverbs ˚ ◦ ˚ ஐ خلاصة تجربة قيدت ضد مجهول Abstract charged against the experience of an unknown ˚ ◦˚ஐ الطلاق ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ divorce ˚ ◦ ˚ ஐ شركة أفلست بعد أن نفذ رصيدها من العواطف Company went bankrupt after it carried out the balance of emotions ˚ ◦˚ஐ الخجل ˚ ◦˚ஐ ◦ ˚ ஐ shame ˚ ◦ ˚ ஐ فرصة نادرة تتيح للفتاة أن تبدو متوردة الوجه بدون استخدام المساحيق Offers a rare opportunity for girls to look Matturdp without the use of face powder ˚ ◦˚ஐ الصدق ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ honesty ˚ ◦ ˚ ஐ قارة لم تكتشف بعد Continent yet to be discovered ˚ ◦˚ஐ الشائعة ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ common ˚ ◦ ˚ ஐ طائرة أسرع من الصوت SST ˚ ◦˚ஐ الأسرار ˚ ◦˚ஐ ◦ ˚ ஐ secrets ˚ ◦ ˚ ஐ معلومات تبوح بها للآخرين ليقوموا باستغلالها ضدك عند اللزوم Disclose the information to others Exploited to carry out against you if necessary ˚ ◦˚ஐ الصمت ˚ ◦˚ஐ ◦ ˚ ஐ silence ˚ ◦ ˚ ஐ أروع حديث بين ألأصدقاء The most wonderful conversation between Friends ˚ ◦˚ஐ المنافق ˚ ◦˚ஐ ◦ ˚ ஐ hypocrite ˚ ◦ ˚ ஐ كائن يمدحك في ضجة ويخونك في صمت ˚Imdg being in a storm in silence Ejnk ˚ ◦˚ஐ الحرب الباردة˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ cold war ˚ ◦ ˚ ஐ ابتسامة أمرآة لأمرآة أخرى Smile of a woman to another woman ˚ ◦˚ஐ الإنسان ˚ ◦˚ஐ ◦ ˚ ஐ rights ˚ ◦ ˚ ஐ كائن من التراب خرج وعلى التراب عاش ومع التراب تعامل وإلى التراب سيعود Being out of dirt and dust and with the living soil and the treated soil will be ˚ ◦˚ஐ الشرير ˚ ◦˚ஐ ◦ ˚ ஐ evil ˚ ◦ ˚ ஐ شخص يدرس طبائع معظم الناس Naturally, most people studying people ˚ ◦˚ஐ القلم ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ pen ˚ ◦ ˚ ஐ القوي الذي يتكلم وينطق نيابة عن لساننا الضعيف Strong spoken and speaks on behalf of the weak Sanna ˚ ◦˚ஐ الكلمة الطيبة ˚ ◦˚ஐ ◦ ˚ ஐ call good ˚ ◦ ˚ ஐ الجسر الرقيق الذي يصل بين قلوب الناس فوق بحر الأنانية Slave bridge connecting the hearts of the people over the Sea of selfishness ˚ ◦˚ஐ الحياة ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ life ˚ ◦ ˚ ஐ عبارة عن سفينة شراعها الأمل ووقودها العمل A vessel of hope and Cralla fuel work ˚ ◦˚ஐ الغضب ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ anger ˚ ◦ ˚ ஐ الريح التي تهب فجأة فتطفئ سراج العقل Suddenly, the wind blowing Vttefi reason Siraj ˚ ◦˚ஐ الصداقة ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ friendship ˚ ◦ ˚ ஐ عبارة عن صفقة تجارية رابحة بين قلبين وروحين Is a profitable business deal between the two hearts and Rouhin ˚ ◦˚ஐ الكتاب ˚ ◦˚ஐ ˚ ஐ book ˚ ◦ ˚ ஐ المعلم الذي لا يعلم حتى يحركه التلميذ Teacher who does not know the student- Driven ˚ ◦˚ஐ الكرم ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ generosity ˚ ◦ ˚ ஐ أحيانا يكون ضرورة دبلوماسية للتعامل بين الناس Sometimes the need for a diplomatic deal between people ˚ ◦˚ஐ الأمل ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ hope ˚ ◦ ˚ ஐ الشمعة التي تضيء لك دروب مليئة بالهم والحزن والرجاء والخوف Candle that lights the paths of your mind and full of sadness and hope and fear ˚ ◦˚ஐ المتفائل ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ optimistic ˚ ◦ ˚ ஐ هي حديقة ورود بين أشجار الأشواك Park is among the trees and the role of thorns ˚ ◦˚ஐ المتشائم ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ pessimistic ˚ ◦ ˚ ஐ الشخص الذي مهما أقنعته بجمال الوردة لا يرى إلا الشوك Regardless of the person who convinced him the beauty of the rose, however, did not see the thorns ˚ ◦˚ஐ الشرف ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ honor ˚ ◦ ˚ ஐ الشيء الوحيد الذي لا يجوز أن يفقده المرء أبدا ولو مرة واحدة The only thing that can not be lost even if one never once ˚ ◦˚ஐ البلاغة ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ rhetoric ˚ ◦ ˚ ஐ تعني أن تجيب فلا تبطئ وتصيب فلا تخطئ Means that the answer can not slow down and hit it a mistake ˚ ◦˚ஐ الحقد ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ hatred ˚ ◦ ˚ ஐ يعني شعور بالنقص تجاه الآخرين فيتحول إلى كراهية في القلب I mean, the feeling of inferiority towards others Vihol hatred in his heart ˚ ◦˚ஐ العمر ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ old ˚ ◦ ˚ ஐ ذلك الشيء الذي كلما طال كلما قصر Is such a thing as long as the Palace ˚ ◦˚ஐ الحب ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ love ˚ ◦ ˚ ஐ السحر الخفي لا يعرفه إلا المجربون وهو أجمل ما في الحياة Magic hidden Experimenters do not know, however, is the most beautiful in life ˚ ◦˚ஐ الحظ ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ luck ˚ ◦ ˚ ஐ عكاز الفاشل وسلاح المنتصر Crutch and a weapon failed Muntasser ˚ ◦˚ஐ الصبر ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ patience ˚ ◦ ˚ ஐ أسلوب مهذب من التحمل يمنع المظلوم أو المتضرر من الشكوى Polite way of preventing the carrying of the victim or the aggrieved Complaint ˚ ◦˚ஐ القراءة ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ reading ˚ ◦ ˚ ஐ مفتاح سحري يفتح لك خزائن الكنوز في كل مكان Magic key to open the coffers of the treasures you everywhere ˚ ◦˚ஐ الزمن ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ time ˚ ◦ ˚ ஐ قطار سريع من المستحيل توقفه Train it is impossible to stop ˚ ◦˚ஐ الاستسلام ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ to give ˚ ◦ ˚ ஐ ضعف يؤدي إلى المذلة Weakness leading to the humiliating ˚ ◦˚ஐ الضمير ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ conscience ˚ ◦ ˚ ஐ إشارة حمراء توقف الإنسان أمام نفسه ليصدق معها ولو لحظات Red stop signal to the same rights to believe even for a few moments with ˚ ◦˚ஐ الأم ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ mother ˚ ◦ ˚ ஐ هي المخلوق الوحيد الذي نجده أمامنا في الحياة صادقة الابتسامة رقيقة الغضب Is the only creature that we find before us in life, a thin smile genuine anger ˚ ◦˚ஐ الساعة ˚ ◦˚ஐ ˚ ஐ pm ˚ ◦ ˚ ஐ حكيم يصرخ بنا ويقفز أمامنا كل ثانية ونحن ننظر إليه بنفوس محملة بالنعاس Hakim, screaming, and we jump ahead of us every second and we loaded Bnfos to look sleepy ˚ ◦˚ஐ الوداع ˚ ◦˚ஐ ˚ ◦ ˚ ஐ farewell ˚ ◦ ˚ ஐ كلمة لا بد منها ولكن ما أسهل قولها وما أصعب سماعها The word must, but there is an easier and more difficult to hear the saying وفي ختام هذه المعاني أهديكم وقفات هامة في الأخيار من الناس At the conclusion of these meanings Oahdikm and important stops in the good of the people بين الناس هناك البعض حصى و البعض الآخر جواهر There are some people among the rubble and some other jewels ~~~~~~~~~~~ تُعرف الشجرة من ثمرها Known as the tree of Tmrha ~~~~~~~~~~~ من جاور السعيد يسعد و من جاور الحداد ينحرق بناره Adjoin of happy and pleased of mourning Adjoin Inhrq Abarrh ~~~~~~~~~~~ لا يكتم السر إلا كل ذي ثقة و السر عند خيار الناس مكتوم Not only stifles the password every confidence and password at the choice of the people Maktoum ~~~~~~~~~~~ سادات الناس في الدنيا الأسخياء و في الآخره الأتقياء The leading people in the world, generous and pious in the hereafter ~~~~~~~~~~~ أفضل الناس من تواضع عن رفعة و عفا عن قدرة و أنصف عن قوة The best people from the humility of the high and the capacity of outdated and did justice to the strength of ~~~~~~~~~~~ من يعرف الناس يكون ذكيا و لكن من يعرف نفسه يكون أذكى Of the intelligent people know, but who knows himself to be smarter
Apr. 28
|
|
|
kleiner Drache Maniwrote:
Hallo,ich wünsche dir eine neue und erfolgreiche Woche.
Danke für deine Freundschaft, liebe Grüße aus Wien, wünscht dir der kleine Drache Manuela
Apr. 19
|
|
|
Barışwrote:
Mevlid Kandili Münasebetiyle..
"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiyâ, 107) İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir. O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti. O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur: "Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler." (Âl-i İmrân, 164) Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir. Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir. Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz. O âlemlerin Rabbinden, "Alemlere rahmet olarak gönderildi." Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O'na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O'nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı. O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur: Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler." (Sebe, 28) İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)'nın ifâdesiyle O'nun ahlâkı Kur'an'dı.(Müslim, Misâfirîn, 139). Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır: "Andolsun, Allah'ın rasûlünde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb, 21)
Mar. 7
|
|
|
mana yolcusuwrote:
Her sene 21 Ağustos yaklaştığında boğazımda bir düğüm, kalbimde bir sızı, vicdanımda bir acı duyuyorum. 21 Ağustos 1969 günü İsrail Arapların gücünü sınamaya çalışmış ve Mescid-i Aksa’yı yakmaya yeltenmiştir.
Golda Meir o dönemde Arapların nefret, üzüntü ve kınama beyanatlarıyla sınırlı tepkilerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Verilen tepki işlenen suçun büyüklüğüne uygun değildi bu yüzden Golda Meir Arapların bir güçsüzlük ve değer yitirme durumunda olduklarını anladı. Eğer Arapların Mescid-i Aksa’nın yakılmasına verdikleri tepki buysa bu demek oluyordu ki İsrail istediği her şeyi yapabilir, istediği kıyımı gerçekleştirebilir. Daha Büyük Bir Suçun Örtbas Edilmesi 21 ağustos 1969’da Mescid-i Aksa’nın yakılması, duvarlarını ve temellerini yıkmak için mescidin altında tüneller kazmaya yönelik İsrail’in uzun vadeli planında kendini gösteren büyük suçunu örtbas etmeye yönelik bir çabaydı. Bu plan, İsrail’in Kudüs’ü işgalinin ertesi günü başladı ve İsrail bu planın işleyişini kolaylaştırmak için mescide bitişik Arap evlerini yıkıp Arapları oralardan uzaklaştırdı. Ancak bu planın tedrici olarak ve sistemli olarak ilerlediği bir gerçek. Zira mescidin altında kazılan tüneller tehlikeli boyutlara ulaştı. Yine basın tarafından radikal olarak vasıflanan ve mescidi yıkmayı planlayan Yahudi grupların varlığına dair kanıtlar mevcut. İsrailli bir vekil, kilisede mescidi yıkma tehdidinde bulundu ve bu tehdidi, mescidin yıkılmasının Araplarla İsrail arasındaki barışı sağlayacak bir kılıf olarak sundu. Görünen o ki; İsrail hala planlarını Arapların 1969 yılında verdiği zayıf tepki üzerinden yapıyor. Araplar Bugün Daha mı Güçsüz? Araplar bugün, İsrail’in 1969’da yaptığı sınavın sonucu hala geçerliliğini koruyacak kadar güçsüz mü? Arapların tepkileri nefret ve aşağılama sözleriyle mi sınırlı kalacak? Arap sistemlerinin daha zayıf ve değersiz bir hal aldıkları şüphe götürmez bir gerçek. Zira onlar bütün güçleriyle İsrail’i memnun etmeye çalışıyor ve İsrail’in güvenliğini muhafaza edebilmek adına halklarına zulmediyorlar. Bu Arap rejimleri, Amerika’yı memnun etmenin yolunun İsrail’in güvenliğini muhafaza etmek olduğunun bilincindeler. Arap rejimleri, Amerika’nın emirlerine boyun eğerek Filistin halkına ambargo uygulanmasına ve aç bırakılmasına ortak olmaktadırlar. Ve bu rejimler Filistin davasından tamamen vazgeçmiş durumdadırlar. Filistin Özerk Yönetimi ise Filistin’i İsrail işgalinden kurtarmayı tamamen unutup Gazze’yi Hamas’ın hâkimiyetinden kurtarmak için savaşır olmuştur. Yine Kudüs davasını görmezden gelip orada Yahudileştirme, kazı ve yıkım planını uygulasın diye onu İsrail’e bırakmıştır. Filistin Özerk Yönetimimin Yaptığı Yenilik Filistin Özerk Yönetimi, yönetimin İsrail’le yaptığı anlaşmaları tanımayanları seçimlere aday olmaktan meneden başkanlık ve meclis seçimleri için çıkardığı kanunla dünyayı hayrette bıraktı. Bu da demek oluyor ki, bu kanuna göre İsrail’i tanımayan aday olma hakkını kullanamaz. Bu hak artık İsrail’i memnun etmeye ve onun Filistin topraklarını işgal etmesini tanımaya bağlı. Bu kanun Filistin’in bağımsızlığı için savaş veren, Kudüs’ün Arap kimliğine ve Filistin’in başkenti oluşuna ve dönüş hakkına sıkı sıkıya bağlı olan direniş hareketini ortadan kaldırma çabasıdır. Bu da, bu kanuna göre Hamas’ın seçimlere girmesinin yasak olduğu ve İsrail adına çalışanların, halkın ve vatanın haklarına sahip çıkan vatanseverleri yok saymaya çalıştıkları anlamına geliyor. Bu yüzden İsrail’in 1969 yılında ulaştığı sonuç hala doğru. Belkide Arap rejimleri bugün İsrail, Mescid-i Aksa’yı yıkacak olsa nefret ve kınama açıklaması sunmaya bile güç yetiremez. Sonuç Doğru Değil Ancak, İsrail bu sonuca bel bağlar ya da aciz, güçsüz Arap rejimlerinin tepkisinin tek tepki olduğunu zannederse tarihi bir hata işlemiş olacak. Arap rejimlerinin hepsi çöküşün eşiğinde ve halk bu rejimlerin İsrail karşısındaki güçsüzlükleri ve Amerika’ya bağlı oluşlarından sıkılmış durumda. Ve İsrail Mescid-i Aksa’yı yıkma planını uygulamaya koyduğunda ya da Yahudi bir gruba onu yıkması için izin verdiğinde bütün bu rejimlerin çöküşüne yardım etmiş olacak. İsrail şunu bilmeli ki, Arapların içinde biriken öfke gün geçtikçe çoğalıyor ve rejimler, patlamak üzere olan bu öfkeyi deşarj edecek alan bırakmıyor. İsrail’in en büyük çıkarı, Amerika’ya bağımlı ve varlığının en büyük hedefinin İsrail’in güvenliğini garanti altına almak olarak gören ve Amerika’ya İsrail’i en iyi onların koruyabileceğini kanıtlamaya çalışan bu sistemlere arka çıkmasında kendini gösterir. Ama halkın öfkesi taşacak ve Amerikan putlarının ve fal oklarının birçoğunun kırılmasına sebep olacak. Kesin olan şudur ki; Mescid-i Aksa’ya yapılacak olan en ufak bir saldırı, patlamanın başlangıcı olacaktır. 1969 yılında Golda Meir’in içine su serpen sonuç, rejimlere nispetle hala doğru ve bu sistemlerin vereceği tepki üzüntü, dehşet ve anlam verememeyi içeren sözlerin tekrarlanmasından öteye geçmeyecek ama şu kesindir ki, halkın vereceği tepki farklı ve bütün beklentilerin üzerinde olacak. Kapsamlı Bir Arap İntifadası Mescid-i Aksa’ya karşı sergilenecek en ufak bir düşmanlık, bölgedeki bütün durumları altüst edecek geniş kapsamlı bir intifadanın başlangıcı olacaktır. Burada belki de olayların gidişatını en iyi görecek olan İsrail olacak çünkü o Mescid-i Aksa’nın Müslümanlar açısından taşıdığı anlamın -belki Arap yöneticilerden de daha fazla- farkındadır. Şüphe yok ki her Müslüman, mescit İsrail işgali altında kaldığı müddetçe vicdan azabıyla yaşayacaktır ve aslında İsrail’le müslüman âlemi arasındaki savaşın sebebi bu mescittir. Dünya üzerindeki hiçbir Müslüman bu mescit üzerinde pazarlık yapılmasını kabul etmez. Ve yine hiçbir Müslüman İsrail’in bu mescidi işgal etmeye devam etmesini kabul eden hiçbir yönetici ve rejimin yasallığını da tanımaz. Haçlılar Kudüs’ü işgal ettiklerinde olduğu gibi seneler geçebilir –haçlıların Kudüs’ü işgali 80 sene sürmüştü- ama İslam ümmeti gücünü toplayacak ve Kudüs’ü işgalden kurtaracak güçlü cesur bir komutan seçecektir kendine. Eğer İsrail 1969’da olduğu gibi verilen tepkilerin nefret ve kınama sözleriyle sınırlı kalacağını sanıyorsa bu demektir ki, İsrail, tarihi ve gerçekleri nasıl okuyacağını bilmiyor. Ve yine Amerika’ya bağımlı rejimler de kendi güvenlik teşkilatlarının Kudüs’ü müdafaa için patlak verecek olan Arap intifadasını bile kontrol etmekten aciz olduklarını anlayacaklar. Bu rejimler birinci Filistin intifadasını ve Aksa intifadasını kontrol edemeyen İsrail’den bile daha acizler. İsrail Cesaret Edebilir mi? Ama İsrail, Mescid-i Aksa karşısında kendini zarara uğratacak bir düşmanlık sergilemeye cesaret edebilir mi? Yahudi hahamların Yahudi gençliğinin düşünce yapısını oluşturduğuna ve bu gençliği dini ve kültürel açıdan Mescid-i Aksa’nın yerine Süleyman Mabedini kurmaya hazırladıklarına dair birçok delil var. Yeni mabet olmasına izafeten tasarımı tamamlanan binaya ait bazı resimler basıldı. Ve bu bina, Mescid-i Aksa’nın yerinde görünüyor bu resimlerde. Bu yöneliş, bu gün Amerikan idaresini kontrol eden ve Amerikan siyasetini oluşturan muhafazakâr sağcı Hıristiyanlardan büyük destek görüyor. Yine bu mabedin açılışına ilişkin organizasyon, ayin ve kıyafetlerin hazırlanması hakkında bazı romanlar basıldı. Bu da durumun şaka kaldırmayacak derecede ciddi olduğunu gösteriyor. Bu yüzden İsrail’in mescidi yıkma planını görmezden gelmek demek başları kuma gömmek demektir. Bazı dönemlerde basın yayın organlarında Araplarla İsrail arasındaki kavganın sınır kavgası değil de varoluş kavgası olduğunu söyleyen bir cümle tekrarlandı. Ama bu söylem, basın aracılığıyla kitlelere ulaşılabileceğine kesin gözüyle bakanların sayesinde ve rejimlerin kavganın alanını daraltıp, halkı dolandırmaya ve barış anlaşmalarını piyasaya sürmeye yönelmesiyle hayatımızdan silindi. Lakin Barış Olası mı? Araplar İsrail’le barış yapmak istiyorlar ve bütün Arap rejimleri bunu tek stratejik çözüm olarak kabul ediyor. Barış karşıtı olanları kendilerini ifade etmekten ve siyasi katılımdan men edecek seviyeye vardıran sistemler de var. Ama acaba İsrail, tuzakları ve bundan elde edeceği kazancı ne kadar büyük olursa olsun barış istiyor mu? Amerikan –İsrail söyleminin incelenmesi barışın şu an içinde bulunulan duruma razı olmak olduğunu teyit ediyor. En azından Kudüs bile, üzerinde görüşmelerin yapılacağı bir alan değildir. Kudüs’ten vazgeçme ve İsrail’in oradaki egemenliğini tanıma temeli üzerinde barışı kabul eden taraf, Amerika’nın sınırsız yardım ve desteğini kazanır. Kudüs’ün ister barış ister savaş yoluyla olsun özgürleşmesinde ısrar edenleri ise bombalar, füzeler, hapishaneler, ambargo ve açlık bekliyor. İsrail’in Kudüs’ü yıkma planı barışın imkânsız olduğu ve var olma adına verilen kavganın İsrail’in Mescid-i Aksa’ya düzenleyeceği en ufak bir saldırıyla patlak vereceği anlamına geliyor. Bütün Müslümanlar, Mescid-i Aksa ister yerin altından İsrail’in kazdığı tünellerle ister yerin üstünden bomba, füze ya da patlayıcılar kullanarak en ufak bir yıkıma maruz kalırsa intifada başlatacak. İslami öfke patlayacak ve Amerika’nın kuklası durumundaki rejimleri yok edecek. O zaman İsrail kendini sayıları 1,5 milyarı bulan milletten koruyacak –özellikle de İsrail’in Mescid-i Aksa’yı yıkma tehditlerinin Amerikalı cumhuriyetçi başkan adayının Mekke ve Medine’yi yıkma tehditleriyle bağlantısı olduğu zamanda- kimseyi bulamayacak. İsrail ve Amerikan söyleminin incelenmesi, istikrarın bir vehim, barışın imkânsız bir olgu olduğunu netleştirirken patlamanın da yakın olduğunu vurgular. Dr. Süleyman Salih Kaynak: FEM
Feb. 28
|
|
|
muammerwrote:
SEVGİYE ÇAĞRI
Mevlam hep sev sev diyor , Bu dileğe tapıyorum , Sevgi denen bu tohumu , Her yüreğe saçıyorum . Dalda kurumuş çiçeği , Erken ölen bir böceği , Hem gündüzü ,hem geceyi , Tabiatı seviyorum . Gencini ve yaşlısını, Garplısını ,şarklısını , Efesini , dadaşını , Milletimi seviyorum. İster köylü,ister şehirli, İster göçer ,ister yerli , Hem fakiri , hem zengini, İnsanları seviyorum. Esmerini ,sarışını , Ekmeğinin yarısını , Neşesini ve yasını , Paylaşanı seviyorum . Sevgi dolsa yüreklere , Cennet olur dünya bize . Katılın bu dileklere, Diyenleri seviyorum . Küçüğünü ,büyüğünü, Ünlüsünü , ünsüzünü , Hem bugünü ,hem de dünü , Geleceği seviyorum . Sözlerin en güzeli , Sevgi servgi yine sevgi , Allah vermiş bu nimeti , Sevenleri seviyorum . A.Samur
Jan. 27
|
|
|
mana yolcusuwrote:
Ağladım tükeninceye kadar gözyaşlarım
Namaz kıldım sönünceye dek kandiller Usanıncaya kadar rüku ettim Muhammed'i sordum sende kaybolan Ey Kudüs, ey nebilerin çıktığı şehir Ey Kudüs, ey şeriatler feneri Ey parmakları yanan güzel çocuk Hüzün var gözlerinde, ey iffet şehri Ey Resulün uğradığı bahçe Kaldırımlarında hüzün var Minarelerinde hüzün var Ey Kudüs, ey karalara bürünen şehir Kim çalacak çanlarını Kıyamet kilisesinin Pazar sabahları Kim taşıyacak çocuklara oyuncakları Yılbaşı gecesinde Ey Kudüs, ey hüzünler şehri Ey gözlerinden kocaman yaşlar akan Kim durduracak düşmanları Üzerine çullanan, ey dinlerin incisi Kim silecek kanları duvarlarından İncil’i kim kurtaracak Kim kurtaracak Kur'an’ı Kim kurtaracak Mesih’i kendisini öldürenlerden İnsanlığı kim kurtaracak Ey Kudüs, ey şehrim Ey Kudüs, ey sevgilim Yarın, yarın çiçek açacak limon Sevinecek yeşil sümbüller ve zeytin Gözler gülecek Geri dönecek göçmen güvercinler Tertemiz yuvasına Ve geri dönecek çocuklar oynamaya Buluşacak babalarla oğullar Ey memleketim Ey barış ve bereket şehri Nizar Kabbani
Jan. 17
|
|
|
BÜŞRAwrote:
YA RESULALLAH. Halimiz ne ola mahşerde
-------------------------------------------------------------------------------- Esselatu Vesselamu Aleyke Ya Rasulallah, Esselatu Vesselamu Aleyke Ya Habiballah, Esselatu Vesselamu Aleyke Ya Nebiyallah !! O eşsiz güzele, o kainatın efendisine, o sevenlerin en güzeline, o sevilmişlerin en mükemmeline… Selam Olsun Sana Ya Rasulallah …….. Seni konusmasa bu diller , seni anlatamaz bu düşünceler, sen hayallerin üstünde, kalplerimizin ta derinindesin Ya Rasülüllah. Seni övmüş Yaradan, seni övmüş melekler, seni müjdelemiş Hz. İsa, seninle nura boğulmuş kainat, seninle son bulmuş zulmet. Ya Rasulallah! seninle konuşmak istiyorum..Sana şikayetim var insanlardan… Dünya yine aynı dünya ama içindekiler çoook değişti. İnsan gibi görünen, şeytanca düşünenler çoğaldı. Senden önceki gibi Kabe, putlarla dolu değil ama, insanların kalplerinin içi putlaştı. Gözler görmez, kulaklar duymaz, insan, insanlığını unutur oldu. Küçük kız çocukları diri diri toprağa gömülmüyor!.. Ama çocuklar senden bihaber yetiştirilip,gelecekte kendilerini diri diri toprağa gömer hale getiriliyor Ya Rasulallah. Zulüm çook.. Zalimler hep üstün. İnsanların çoğu onların yanında. Bir de onlar ve yaptıkları işler seviliyor Ya Rasulallah! Senin ‘’Zalimin Zulmüne Reva Gösteren Aynı O Zulmü Yapmış Gibi Olur’’ sözünü hiç duymuyorlar. İnsanlar zalimden korkup, Allah’tan korkmaz oldular Ya Rasulallah. Dünya mahkemelerinde bile mazlumlar suçlu, zalimler haklı, yalancı şahitler alenen ortalarda gezer oldu. İnsanlar mazlumu sadece ‘’Sırlar Dünyası’’ adlı bir televizyon dizimiz var ya!! Orada görebilir hale geldiler. Mazlumlar bile, o zalimlerden az da olsa zulmü öğrenip, zulüm yapar hale geldiler. Gücü yeten yetene… Anlayacağın mazlum da kalmadı Ya Rasulallah!! Her şey menfaat için, arkadaşlıklar, dostluklar hep iyi günler için oldu. İnsanlar bencilleşip kendilerini düşünür oldular Ya Rasulallah.. Yolda insan öldürseler gözler görmez, kulaklar duymaz oldu. Ana babaya itaat kalmadı, huzur evleri gayet kalabalık. Bunların hepsinin sebebi “dünya muhabbeti” Ya Rasulallah... Emre uyup tesettüre girenler garip karşılanıyor müslüman memleketimde. Durmadan aşağılanıp, her türlü hakları ellerinden alınıyor. Ne olur Medet Ya Rasulallah!! Din kavramı bazı kimselerin lugatında yer bile almıyor artık. Daha kötüsü din değiştirmeler de başladı. İnsanlar dini yozlaştırmak için uğraştıkça, kendileri yozlaştı.. Farkında bile değiller. Ne yazık değil mi Ya Rasulallah? Sosyete imamları çoğaldı… Verdikleri fetvalar onur kırıcı, iç acıtıcı.. İslam’ı öğretmek için değil de sanki insanları yanıltmak için oradalar.. Ah! ! Ya Rasulallah, sen duysan ne derdin acaba? Ben utanıyorum . Sana hepsini anlatamıyorum, ama biliyorum ki hepsinden haberin var.. Değil mi Ya Rasulallah? Kur’an öğrenmek bile insanların övgüsü ve nefsi tatmin için yapılır oldu. Kur-an’ı iyice öğrenmeden sadece gösteriş için Cuma günleri, Yasin günleri yapılıp yanlış okuyanlar çoğaldı. Halbuki böyle mi olmalıydı? Bundan sonra böyle olmasın ne olur Medet Ya Rasülüllah!! Ya Rasulallah! Tabi ki herkes aynı değil.. Seni sevenler de çok.. Seni görmeden sana aşık olan, senin yolundan zerre miktarı şaşmayan ve sırat-ı mustagim üzere yaşayanlar da var. Yüzlerine baktığında, Allah’ı hatırlatan insanlar da yaşıyor bu dünya üzerinde.. Onlar senin kadar olmasalar da gül kokuyorlar. Hep onların yanına gitmek senin kokunu almak istiyorum. Ya Rasulallah!!. Ya Rasulallah! Yürüyüşlerinde senin yürüyüşünü, sohbetlerinde senin sohbetlerini buluyorum..Çok seviniyorum “İyi ki böyle insanlar da var” diyorum.. Hep onları dinlemek istiyorum..Zira onlar hep seni anlatıyorlar. Onlarla daima beraber olmak istiyorum. Çünkü onlar senin izindeler.. Onlardan ayrılmazsam ,izinden dosdoğru gideceğimden eminim. Ne olur yardım et Ya Rasulallah.. Gece gündüz Allah’a ibadet edip, halkın içinde Hak’la beraber oluyorlar. Onları gördükçe kalbimiz seni daha iyi anlıyor Ya Rasulallah.. Onların hareket ve davranışlarında sen okunuyorsun. Yaşıyor ve yaşatıyorlar. Kalplere seni nakış nakış işliyorlar. Ne güzel değil mi Ya Rasulallah.. İşte Ya Rasulallah! Halimiz böyle… Bizse ; gülüyoruz ağlanacak halimize…Ne olur acı bize Ya Rasulallah.. Ben layık değilim seninle konuşmaya ama yine dayanamadım, dayanamadım Ya Rasulallah!! Dudaklarım suskun, kalbim hüzünlü, gözlerim yaşlı fakat ellerim titrek ve aciz bir şekilde yazıverdi bu satırları sana. Bekli de bu birkaç satırı yazdığım için affedilirim. Çünkü benim ve bütün alemlerin yaratılmasına sebep olan sensin. Selam sana Ya Rasulallah!! Selam sana Ya Habiballah!! Selam sana Ya Nebiyallah!! Senin yoluna tabii olarak, eğilip bükülmeden dosdoğru bir şekilde izinden yürümek istiyorum. Medet Ya Rasulallah.. Bizler seni unutmadık, unutmayacağız ve ne yaparlarsa yapsınlar unutturamazlar seni bize Ya Rasulallah.. Bizlere bir kere ümmetim deyiver, mahşerde sancağının altında bize de bize de yer ver. Mahşerde kavuşmak üzere bütün ümmetinin gönderdiği Salat-u Selam selam kadar Salat ve Selam sana olsun Ya Rasulallah..Ey gözümün nuru, Ey gönlümün süruru, Ey canımın canı, Ey gönüller sultanı, Ey her derdin ilacı Canım Peygamberim SELAM OLSUN SANA…… SULTANDIYARI <<REIS>>
Jan. 11
|
|
|
. .wrote:
Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika birşeydi. O gün peşinde o kadar delikanlı vardı ki... Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı... “Ben artık gideyim” demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı. “Bana biraz tuz getirir misiniz” dedi. “Kahveme koymak için.” Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı. Kahveye tuz! Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı. Kız, merakla “Garip bir ağız tadınız var.” dedi.. Delikanlı anlattı: “Çocukken deniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım. Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben. Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı dilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum... Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar. Onları ve evimi öyle özlüyorum ki...” Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının... Kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı. İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri... Ev duyusu olan biri... Kız da konuşmaya başladı. Onun da evi uzaklardaydı. Çocukluğu gibi... O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu... Tatlı ve sıcak. Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabii... Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu, hayat boyu... Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü... 40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti. “Ölümümden sonra aç” diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına. Şöyle diyordu, satırlarında: “Sevgilim, bir tanem. Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum için beni affet. Sana hayatımda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede. İlk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun? Öyle heyecanlı ve gergindim ki, şeker diyecekken ‘Tuz’ çıktı ağzımdan. Sen ve herkes bana bakarken, değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti. Sana gerçeği anlatmayı defalarca düşündüm. Ama her defasında korkudan vazgeçtim. Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok... İşte gerçek: Ben tuzlu kahve sevmem! O garip ve rezil bir tat. Ama seni tanıdığım andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pişmanlık duymadan. Seninle olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, herşeyi yeniden yaşamak, seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da...” Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı. Lafı açıldığında birgün biri, kadına “Tuzlu kahve nasıl bir şey?” diye soracak oldu.. Gözleri nemlendi kadının... Çok tatlı!.. dedi... hayat sana bütün güzelliklerini sunsun herşey gönlünce olsun hayırlı geceler... HAyaLEttt.
Dec. 20
|